3 Mart 2016 Perşembe

Daha Önce Duymadığınız İlginç Bilgiler Hazinesi

İdil Biret


İdil Biret Türk piyanisti, 1941’de Ankara’da doğdu. Yurt içinde ve yurt dışında verdiği konserlerle dünya çapında ün yaptı. Küçük yaşta müziğe olan büyük kabiliyetiyle dikkati çeken hârika çocuk idil Biret, kendi adına çıkarılan özel bir kanunla henüz yedi yaşındayken devlet hesabına Fransa’ya gönderildi. Paris’te Nadia Boulanger’nin öğrencisi olan bu hârika çocuk, Paris Konservatuvarında öğrenim görerek 1957 yılında piyano bölümünü bitirdi. Bir ara Nadia Boulanger İle beste üzerine de çalışan idil 81ret birkaç eser yazmışsa da bu alandaki çalışmalarını pek sürdürmemiştir. O daha çok bir icracı olarak tekniğini günden güne geliştirmiş ve zengin repertuvarı, üstün yorum gücü ve derin müzik anlayışıyla dikkati çekmiştir. Yurt içindeki konserlerinden başka, Paris, Londra, İsviçre, Brüksel, Kanada ve Rusya’da verdiği başarılı konserlerle büyük ün yapan idil Biret, dış ülkelerde Türkiye’nin yüzünü ağartan seçkin bir sanat elçisidir.


Pekin İnsanı


1929’da Çin’de bulunan insan fosilidir. M.Ö. 600.000 ile 150.000 yıllan arasında yaşadığı sanılmaktadır. Taştan âletler yapar ve ateşi kullanırdı.


İnsanoğlunun bilinen en eski atalarından biri. 6 Aralık 1929’da Pekin de, o zamana kadar görülmemiş şenlikler yapılıyordu. Dünyanın bütün ülkelerinden Pekin’e gelmiş olan bilginler, olağanüstü bir buluntunun şerefine bayram ediyorlardı. Bu buluntu, kaş kemerleri belirgin, alın ve çene kemikleri çıkık, kül renginde bir kafatasıydı. Araştırıcılar 500.000 yıl önce mağaralarda yaşamış, taştan âletler yaptığı ve ateşi kullandığı bilinen bu insan fosilini Çinlilerin Hu-Ku-Tien, yâni, «Ejderhanın kemiği» diye adlandırdıkları bir mağarada bulmuşlardı. Çinlilerin mağaraya böyle bir ad vermelerinin nedeni, yıllardan beri burada bol miktarda kemik bulmalarıydı. Çinliler, buldukları bu kuru kemikleri ilâç yapımında kullanılmak üzere eczacılara satarlardı. Böylece belki de birçok değerli fosil yok olup gitmişti.


Neandertal İnsanı


1856’da Almanya’da bulunan insan fosili, M.Ö. 150.000 ile 60.000 yıllan arasında yaşadığı sanılmaktadır. Mağaralarda yaşar ve avcılık yapardı. İnsanoğlunun çok eski bir atasıdır. Bu fosil. 1856 yılında, Almanya’da Düsseldorf yakınlarında yer alan Neandertal kasabasındaki bir mağarada bulunmuştur. Bu yüzden bu fosile, lâtincede, Neandertal insanı anlamına gelen Homo neandertalensis adı verilmiştir. Eski Taş çağında, Avrupa’da bugünkü Büyük Britanya, Almanya, Belçika, Fransa ve Ispanya topraklarında, Asya’da ise Kırım ve Özbekistan dolaylarında, mağaralarda yaşamış olan Neandertal insanının manevî bir dünyası da vardı: Bu ilkel insan, ölülerini gömer ve mezarlarına sungular bırakırdı; bu onun bir dinî inanca sahip olduğunu göstermektedir. Vücudu iriyarı ama zayıf yapılı, kafatası uzun, çenesi ve alnı çıkık, kaş yayları çok geniş olan Neandertal insanı, âlet yapmasını bilir ve hayatını mamut, ayı, misk öküzü gibi hayvanları avlamakla sürdürürdü.


 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.